Kubital Tünel Sendromu (Dirsekte Sinir Sıkışması)

Dirsek seviyesinde ulnar sinirin sıkışması sonucu elin serçe ve yüzük parmağında uyuşukluk ve elde güç kaybı ile seyreden bir hastalıktır.

Vücudumuzda sinirler elektrik kablolarına benzer yapılardır. Sinirlerin işlevi hissettiklerimizi beyine iletmek ve beyinin emirlerini uzuvlara ileterek hareketini sağlamaktır.

Boyundan ele uzanan üç sinirden biri ulnar sinirdir.(Şekil 1) Bu sinir dirseğin arka ve iç kısmında kemik oluk ve yumuşak dokudan oluşan bir tünelden (Kubital Tünel=Dirsek Tüneli) geçer. (Şekil 2) Bu söz konusu tünel ve civarında oluşacak sıkışmalar sonucu elde bulgular ortaya çıkar.

Kubital Tünel Sendromu
(Şekil 1)

Kubital Tünel Sendromu
(Şekil 2) Dirsek, Arkadan Görünüş.


Olguların bir çoğunda herhangi bir sebep bulunmaz (idiopatik). Nadiren eskiden geçirilmiş dirsek kırığı sonucu oluşan kemik deformitesi veya ulnar siniri dirsek çevresinde sıkıştıran şişlik, kist veya kemikte kireçlenmeye bağlı çıkıntı (spur) sebep olabilir. Yatkınlığı olan insanlarda dirseği uzun süre kıvrık tutmak olayın başlamasına ve ilerlemesine sebebiyet verebilir. Uzun telefon görüşmesi yapanlar, masa başında çalışanlarda klavyeyi yakın tutarak çalışmak, gitar çalanlar ve gece dirseği kıvrık pozisiyonda veya eli başının altında uyuyan insanlar bu duruma örnek olarak verilebilir.

BELİRTİLER

İlk belirti elin serçe ve yüzük parmağında uyuşukluk, karıncalanma ve ağrıdır. Ağrı ve uyuşukluk serçe parmaktan dirseğin iç yüzüne kadar uzanabilir (Şekil 3) ve dirsek kıvrık tutulursa artar. Zamanla elde güç ve beceri kaybı başlar. Örneğin; yerden bir toplu iğne alamaz veya anahtarla kilidi açmakta zorlanır. Bu aşamaya geldiğinde elin ince kasları erimeye (atrofi) başlar (Şekil 4) ve iki el yan yana konduğunda elin inceldiği fark edilir. Olay dahada ilerlerse 4. ve 5. parmak kıvrık hale gelir ve tam açılmaz ( pençe el).

Kubital Tünel Sendromu
(Şekil 3)

Kubital Tünel Sendromu
(Şekil 4)


TANI

Fizik muayene ön plandadır. Duyu ve kas gücü muayenesi yapılır. Kubital tünel seviyesinde sinire parmak ucu ile ince darbeler vurulur ( Tinel testi), serçe parmağa doğru elektriklenme varsa test pozitiftir. Tinel testi eğer sağlam tarafta negatif ise anlamlıdır. İkinci test dirsek fleksiyon testidir; dirsek sonuna kadar kıvrılır ve el bileği geriye doğru kaldırılır, üç dakikada uyuşukluk olursa anlamlıdır. En önemli tetkik nörologlar tarafından yapılan EMG'dir. EMG ile sinirin hangi seviyede sıkıştığı tespit edilebilir. Dirsekte kireçlenme düşünülürse dirsek filmi çekilebilir. Boyunda fıtık veya dirsekte kitle düşünülürse MR tetkiki istenebilir.

TEDAVİ

Başlangıç aşamasında ise hastaya dirseğini aşırı kıvırmaması tavsiye edilir. Gece dirseği açık uyuması için gece ateli önerilir. Antienflamatuar ilaç ve B grubu vitaminler reçete edilir. Birkaç ayda eğer sonuç alınmaz ise veya hastada ilk başvurduğunda güç kaybı veya kas erimesi (atrofi) varsa hiç beklemeden cerrahi tedavi önerilir. Cerrahi tedavi uzun yıllardır dirsek iç tarafında kubital tünel üzerinde 10 – 15 cm'lik bir kesi ile ulnar sinir serbestleştirilir ve mesafeyi kısaltmak için orijinal yerinden öne doğru kaydırılır (transpozisiyon).

Endoskopi Destekli Gevşetme

Son yıllarda yapılan çok sayıda bilimsel çalışmada sadece sinir gevşetilir ve yeri değiştirilmediğinde yine aynı başarılı sonuçlar elde edildiği tespit edilmesi üzerine minimal invazif Endoskopi Destekli Gevşetme gelişti. Bu yöntemde kubital tünel üzerinde sadece 2 cm'lik bir kesi ile endoskopla görerek sinir gevşetilir. Bu teknik sebebi bulunmayan (idiopatik) tüm kubital tünel sendromu olgularına uygulanabilir. Bu yöntem açık cerrahiye nazaran hasta için çok daha konforlu ve avantajlıdır. Ameliyat süresi ve hastanede yatış süresi daha kısa ve ameliyat sonrası ağrı çok daha azdır. İşe dönüş çok daha kısadır; masa başı iş yapanlar 2-3 günde elle çalışanlar 2-3 haftada işe dönebilir. Estetik açıdan da çok fark var. Dirsek kıvrıldığında bu bölgede cilt gerildiği için ne kadar itinalı dikiş atılırsa atılsın yine de geniş ve belirgin iz oluşur. 10 – 15 cm'lik yara izi ile 2 cm'lik yara izi çok farklı olur.

Kubital Tünel Sendromu
(Şekil 5)

Kubital Tünel Sendromu
(Şekil 6)


Her iki yöntemde başarı oranı % 85- 90 olarak bildirilmiştir. Yurdumuzda yapılan bir bilimsel çalışmada her iki yöntemin sonuçlarının bir birine denk olduğu yalnız yeri değiştirilmeyen sinirlerin kan dolaşımı normal iken yeri değiştirilen (transpozisiyon) sinirlerde kan dolaşımının belirgin şekilde azaldığı tespit edilmiştir. Bu dolaşım bozukluğu şuanda herhangi bir bulguya sebebiyet vermemektedir yalnız 10- 15 yıl sonra nasıl etkileyeceği tam olarak kestirilemiyor. Her iki tekniğin nüks oranı hemen hemen eşittir. Komplikasiyon ( olası terslik) açısından kapalı yöntemde her ameliyatta görülebilecek enfeksiyon, yarada açılma ve yarada kan birikmesi (hematom) % 5 gibi düşük oranda oluşabilir. Bu komplikasiyonlar ayaktan tedavi ile çözülebilir. Açık yöntemde daha yüksek oranda ve çözülmesi zor veya imkansız komplikasiyonlar oluşabilir.

Sonuç olarak hangi teknikle yapılırsa yapılsın ameliyat sonrası uyuşukluk bir çok olguda tamamen geçer yalnız sinir dokusu zor iyileştiği için kas erimesi (atrofi) ve güç kaybında sadece bir miktar düzelme olabilir ve tam geçmez onun için şikayetler bir kaç ayda geçmezse o aşamaya gelmeden önce ameliyat olmakta fayda var.